İkinci Yüzyıl: “Gençleri BİLİM İNSANI olmaya özendirecekler”

  • Post author:
  • Post category:Basın

İkinci Yüzyıl’da 21 Temmuz 2022’de yayınlanan haber.

 

Fikir aklınıza ilk düştüğünde, bu fikri ilk anlattığınız kişiye/kişilere hangi cümleleri kurdunuz? Nasıl anlattınız?
Zor soru.
Konunun içinde olan arkadaşlarımla başladım, aklımda kalan anahtar kelimeler, “hayal”, “mutlu”, “yapabiliriz” ve bolca tereddüt: “Hayal olsa bile insanı mutlu ediyor, yapabiliriz değil mi?” demiş olabilirim. Bir de şunu dediğimi çok net hatırlıyorum: “Ben yapamam, belki beraber altından kalkabiliriz.” Hızlıca liseden arkadaşlarımla bir kolektif oluşturduk ve süreç başladı.
Konuya yabancı olanlara anlatırken Nesin Matematik Köyünün varlığı her zaman işimizi kolaylaştırdı. “Onun gibi bir şey, sadece matematik değil, diğer bilimler de” demedim hiç, ama çevremde anlattıklarımın kısaca böyle özetlendiğini çok gördüm. Çok yüzeysel de olsa bir başlangıç iletişimi için yararsız değildi.

Bilimler Köyü, isminde ‘bilimler’ ile alabildiğinde zengin, bir çok şeyi barındırıyor, hem de köy vurgusu ile bir o kadar da sade. Neler var burada ve neler yok?
“Bilimler” Türkçe kurallarına uygun bir kelime fakat Türkçede kendi başına kullanımı yok, her zaman çoğul olarak kullanılıyor, “nörolojik bilimler”, “sosyal bilimler” vs. gibi. Biz bir taraftan doğayı, toplumu ve insanı anlama gayretinin eş değer alanlarını bir arada ifade etmek için “bilimler” kelimesini seçtik, diğer taraftan Türkçeye yeni bir kelime, yeni bir kullanım, belki giderek yeni bir kavram kazandırabiliriz diye düşündük. Özcesi bilimler derken bütün temel toplum ve doğa bilimlerini kast ediyoruz. Ayrıca belirtmek gerekebilir, alışıldık adıyla beşeri bilimleri bunların içinde görüyoruz.
Köy vurgusunu çok öne çıkarmak istemezdik fakat ne deseydik? “Bilimler akademisi, enstitüsü” olmaz, “bilimler okulu” yanlış anlaşılır, “bilimler dünyası” ayakları havada durur, “bilimler şehri, kenti” özenti olurdu. Ufuk olarak tam tersi iddiada olsak da, fiziksel olarak en çok benzediğimizi adımıza koymak çok yanlış gelmedi. Ege’de bütün coğrafyayı hayal edip “kum” üzerine çiziktiren atalarımızın, sadece insan dünyasının değil, hayvan doğasının da nasıl işlediği üzerine fikir geliştirenler olması tesadüf değil. Bilimin ufku en rüşeym halinde, en Köy halinde bile evrensel bir insan etkinliği olarak bütünlük içinde kurgulanabilir, hatta kurgulandığı dönemler olmuştur ve olmalıdır.
Olmayanlar kısmında uygulamalı bilimler var. Uygulamalı bilimleri önemsiz, değersiz gördüğümüz için değil, bütün gri kuram dünyamızı, hayatın yeşiline -eskiden böyle denirdi, şimdilerde “grisine” diyoruz galiba, “koyu griden, açık griye”- dönüştüren bu alandaki faaliyetlerimizdir. Fakat bu alanlarda evrensel uygulamalar ufkumuzun ötesinde bütçeler istiyor, bu varmış gibi yapamazdık. Yine de ulaşabildiğimiz kadarını kapsamak ve gençlerle paylaşabilmek için ilerde çok işlevli bir laboratuvar hayalimiz var.

Büyük bir üniversite kampüsü yerine Foça’da 70 dönüm arazi tercihi nasıl oldu?
Tercih olan kısmı “üniversite yerleşkesi” olmaması. Bir binaya tabela asılarak üniversite kurulabildiğine göre 74 dönüm büyük bir yerleşke alanı olarak düşünülebilir. Hatta sıkça bunu önerenler de oluyor. Arkadaşlarla yola çıktığımızda Foça aklımızda yoktu, “Ege’de, İzmir’in kuzeyinde” bir yerler arıyorduk. Foça’da, İzmir’in hemen kuzeyinde bir yer bulduğumuz için çok mutluyuz. Belediye 29 yıllığına üst kullanım hakkını devrederek bizim hayalimize giden yolu açtı.

Bilimler Köyü’ne kimler nasıl katılabilir? Neler deneyimleyebilir?
Köyün öncelikli hedefi üniversite ve lise öğrencileri. Hatta bu sene yeni açılmanın problemlerini düşünerek sadece üniversite öğrencileriyle sınırlandırdık. Yaz sonuna kadar üniversite öğrencileri sitemizde (https://bilimler.org ) duyurduğumuz etkinliklere başvurabilir, kabul alırlarsa katılabilirler.
Biz Türkiye genişliğiyle karşılaştırıldığında çok küçük sayılarla bir çalışma yapma gayretindeyiz. “Bilim insanı olmaya özendirmek” cümlesiyle özetledik, lise ve üniversite öğrencilerinden dileyenlere, ilgi duydukları temel bilim alanlarında, bilimsel çalışmanın zaten içinde olan gönüllü hocalarla karşılaşma, bir arada yaşama, giderek beraber çalışma olanağı sağlamayı istiyoruz. Öğrencilerimiz şimdilik çadırlarda kalacaklar.

Köyünüze bir tuğla daha koymak isteyenler ne yapabilir?
Her şeye ihtiyacımız var ama en çok mali kaynağa. Öğrencilerimiz sağolsunlar etkinliklere bolca önkayıt yapıp bizleri heyecanlandırdılar, fakat iş kesin kayıtlara gelince durum değişti. Yedi gün, bütün yemekler, çadır ve yataklar karşılıyoruz ve bin dokuz yüz elli lira istiyoruz, çok makul bir rakam. Fakat öğrencilerimizin mali durumu ortada, üniversite öğrencilerinin çoğunluğu okuluyla beraber çalışıyor, böyle bir ek masrafı hele ki yol vs. herkes karşılayamıyor. Biz de onlar için burs arıyoruz. Ne kadar burs bulursak o kadar onların taleplerine olumlu dönüşlerde bulunacağız. Sitemizde mali katkı vermek isteyenlere dönük bilgiler mevcut.

Telefonda “Sabah 7 akşam geç vakite dek ırgat gibi çalışıyorum” dediniz. Kendi adıma çok umutlandım. Sizde duygular nasıl?
Hayata geçirme coşkusu, enerjisi, ağır yorgunluk, hayalle temas heyecanı, ilk dersi verecek olma telaşı vb., çok karışık buralar.