Bilimler Köyü için programları nasıl tasarlayabiliriz?


Ferit Öztürk*


Disiplinler aşırı, bütüncül bir yaklaşımla Bilimler Köyü için programları nasıl tasarlayabiliriz? 

Kendi deneyimimden yola çıkıp düşünce ve hayallerimi izleyerek kendime yazdığım önerileri, başkalarının da işine yarar umuduyla aşağıda sıralayacağım. Disiplinler aşırı/üstü kavramıyla ne kastedildiğini, hep birlikte deneyip yanılarak keşfedeceğiz galiba.

Konu 

Olması gereken değil, merak ettiğiniz programı kurun. Yani “Şu konu mutlaka öğrenilmeli” demeyin de, “Bu konuyu daha ayrıntılı düşünmek için bu bir fırsat olabilir mi?” diye başlayın. Araştırmalarınızda, derslerinizde başka disiplinlerle bağlantılı olduğunu bildiğiniz, bağlantı hakkında daha çok düşünmek ve tartışmak için entelektüel bir merak duyduğunuz ama dersin ve araştırmalarınızın yoğunluğu içinde asla zaman bulamadığınız noktaları deşmek için bir fırsat olarak düşünün programınızı. 

Örneğin, ağaç genetiği çalışan bir biyologun meyve tarımı sosyolojisini, Mars’a yolculuk hesapları yapan bir astronomun gezegenler arası seyrin  psikolojik alt yapısını ya da olasılık hesapları yapan bir matematikçinin olasılık kuramının antropolojisini merak etmesi gibi… 

Hoca ekibi

Konu itibariyle disiplininizin dışına çengel atınca bu çengelin takıldığı yere yakın uzmanlarla çalışmak makul hale gelecek. Kafanızdaki sorunsalı, tanıdığınız ve mutlaka aktif biçimde bilimsel araştırma yapan uzmanlarla paylaşın, onların ustalığının sizin merakınızı ne yönden tatmin edeceğini saptayıp buna uygun bir program geliştirin. 

Yanınıza genç araştırmacıları alın. Onların heyecanı programın tutkalı görevini görecektir. 

Odak

Disiplinler arasında gezinmeyin. Mümkün olduğunca odaklı bir içeriğe sadık kalın. Bir odağın varlığı, illa ki tek bir disiplinin içinde kalmayı gerektirmez. İyi belirlenmiş bir sorunsal, odağı belirlemekte ve oralarda kalmakta yararlı olacaktır. Yalnızca konuyu belirlemede değil, konuyu tartışırken ve çıktıları izlerken de odağa tutunun. Çıkarımlarınızı adım adım, sakince ve bilimsel temellere oturtarak elde edin. 

Sahte bilimden (pseudo-science) uzak durun. Boşluklarla dolu bir tartışma ve çıkarım süreci, sahte bilime davetiye çıkarır. Çıktılarda odaklı kalabilmenin bir yolu nihai ürün konusunda bir hedef belirlemek olabilir. 

Ürün

Programınızın nesnel bir nihai hedefi olsun. Örneğin bir kısa film; ortak bir makale; yöre halkıyla yapılmış, kaydedilmiş ve analiz edilmiş bir söyleşi; topluca yapılmış bir heykel; bir ispatı ayrıntısıyla anlama vs.
Böylece yalnızca programın hocaları değil, katılımcıları da ve hatta Köy ahalisi de programınız için ilan ettiğiniz hedefe ne ölçüde yaklaşıldığı konusunda bir fikir edinmiş olur. Bu sayede gelecekteki planlamalarda ne yöne ilerleneceğine dair bir fikir elde edilmiş de olur.

Başlık

 Odağınızın varlığı programın adında da kendini belli etsin. Üstelik, odaklı bir başlık, içerikte de odaklı kalmaya yardımcı olabilir. 

Örneğin “Tarihin modern öncesi yogası” gibi şiirsel ve muğlak bir başlık yerine “Yoganın modern öncesi tarihi” başlığı (her ne kadar farklı şeyler kastediyorlarsa da), katılımcıları davet ettiği nesnel zemin itibariyle daha yön gösterici olacaktır. 

Başlığınızı ve kapsamı daraltın. Böylece bir ya da iki haftalık bir programda geniş bir konuda konuşmak yerine dar ama derin (ve hala disiplinler aşırı) bir tartışma sürecine davet edebilirsiniz katılımcıları. Tamamlamamız gereken bir müfredat olmamasının ferahlığını katılımcılara da hissettirin. 

Zaman

Program içindeki bu ferahlığı, ders dışına da yayın. 

Köy’e kendi odağınızla gelin ve orada kalın. 

Acelemiz yok. Katılımcılar sizin dikkat ve özeninizden, en az bilimsel içerikten etkinlendikleri kadar etkileneceklerdir. 

Tartışmayı büyütün ve günün size uygun saatlerinde (yemek sırasında, çay molasında, gece yıldızların altında) tartışmanın devam etmesine açık olun. 

Zamanı yavaşlatın.

*Prof. Dr., Boğaziçi Üniversitesi, Matematik Bölümü)

26.02.2020

Görsel: Wikipedia, Outline_of_academic_disciplines

KAPAT